Miro ve Palamut Şehri
Tik tak eder zaman akar, Miro dünyaya merakla bakar. Rüzgâr güler, yaprak uçar, Yamuk şapkası yine kaçar. Saat susar, kuşlar dinler... İşte o an başlar düşler. Kar, köyün üzerine sessizce yağıyordu. Miro, komşunun kedisine kartondan minik kayaklar yapıp buz üstünde kaydırmaya çalışıyordu; kedi bundan hiç memnun değildi. "Bir kere dursan, göreceksin ne kadar eğlenceli!" dedi Miro, kediyi ikna etmeye çalışarak. Kedi son bir bakış attı, kayakları pençeleriyle fırlatıp kaçtı. Miro peşinden koşmadı, sadece kar üstüne oturup güldü. "Tamam, belki fikir kötüydü." Şapkasındaki kar tanelerini silkeleyip ayağa kalktı. Nefesi havada küçük beyaz bulutlar bırakıyordu, ayak izleri arkasında tertemiz bir çizgi oluşturuyordu. Meşe ormanına doğru yürüdü, kışın çıplak dallarına bakarken beline taktığı zincirin ucundaki saat bir "tık" sesiyle durdu. Miro gülümsedi. "Demek yine biri yardıma ihtiyaç duyuyor." Önündeki en yaşlı meşe ağacının ...